
Gazze'de Yeni Dönem: Ateşkesin İkinci Aşaması İçin Uzlaşma İddiası
Hamas'ın, Gazze'deki ateşkesin ikinci aşamasına geçişi kolaylaştırmak amacıyla silah bırakmayı ve kontrolü bir Filistin komitesine devretmeyi kabul ettiği ileri sürüldü.

NATO üyesi ülkelerin 2026 yılı savunma harcamalarının 1,8 trilyon doların üzerine çıkması öngörülüyor. Türkiye'nin savunma bütçesinin GSYH'ye oranının yüzde 2,85'e ulaşması bekleniyor.
NATO üyesi ülkelerin 2026 yılı için planladığı toplam savunma harcamalarının 1 trilyon 809 milyar 915 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu devasa bütçe, küresel jeopolitik gerilimlerin artmasıyla birlikte ülkelerin savunma kapasitelerini güçlendirme ihtiyacını gözler önüne seriyor. Özellikle Avrupa ve çevresindeki güvenlik riskleri, NATO ülkelerini askeri yatırımlarını artırma konusunda ortak bir noktada buluşturdu.
Türkiye'nin savunma harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) oranının 2026 yılında yüzde 2,85 seviyesine çıkması öngörülüyor. Bu oran, NATO'nun belirlediği yüzde 2'lik alt sınırın oldukça üzerinde yer alarak Türkiye'nin bölgesel güvenlik konusundaki kararlılığını simgeliyor. Türkiye'nin yerli savunma sanayii hamleleriyle birlikte, bu bütçenin önemli bir kısmının kendi teknolojilerini geliştirmeye ayrıldığı dikkat çekiyor.
NATO ülkeleri, bu bütçeleri modernizasyon projeleri, personel eğitimi, yeni nesil savunma sistemleri ve siber güvenlik altyapıları için kullanmayı planlıyor. Özellikle insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve yapay zeka destekli taarruz sistemleri, bütçelerin en büyük payını alan alanlar arasında. Bu yatırımlar, sadece birer askeri harcama değil, aynı zamanda ülkelerin teknolojik egemenliklerini koruma çabası olarak değerlendiriliyor.
NATO, kuruluşundan bu yana güvenlik ortamına göre sürekli evrilen bir yapı olmuştur. Soğuk Savaş sonrası dönemde savunma harcamalarını kısan birçok Avrupa ülkesi, son yıllarda yaşanan bölgesel çatışmalarla birlikte savunma bütçelerini yeniden artırma kararı aldı. 2026 projeksiyonu, NATO'nun 21. yüzyılın karmaşık tehditlerine karşı hazırlıklı olma vizyonunun en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
Savunma politikaları uzmanları, bu harcama artışlarının caydırıcılık kapasitesini artıracağını ancak aynı zamanda küresel bir silahlanma yarışını da tetikleyebileceği konusunda uyarıyor. Devletlerin güvenlik bütçelerini bu denli genişletmesi, sosyal politikalar ve ekonomik kalkınma için ayrılan kaynakların dengelenmesi zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. NATO'nun bu bütçe disiplini, müttefikler arasında bir dayanışma mesajı olarak da okunuyor.
2026 yılı sonrasında NATO'nun güvenlik mimarisinin daha dijital ve hızlı tepki verebilen bir yapıya bürünmesi bekleniyor. Artan bütçelerin, sadece konvansiyonel silahlar için değil, uzay ve siber uzay gibi yeni çatışma alanları için de kullanılacağı öngörülüyor. Türkiye'nin bu süreçte stratejik konumunu koruyarak savunma sanayii ihracatında önemli bir oyuncu olmaya devam edeceği tahmin ediliyor.
Özetle, 1,8 trilyon doları aşan NATO savunma harcamaları, dünyanın içinde bulunduğu güvenlik ikliminin ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin bu süreçteki aktif rolü ve savunma harcamalarındaki istikrarlı duruşu, bölgesel istikrar için kritik bir öneme sahip. Önümüzdeki yıllarda bu yatırımların sahada nasıl bir denge oluşturacağı, uluslararası ilişkilerin temel gündem maddesi olmaya devam edecek.
Yükleniyor...

Hamas'ın, Gazze'deki ateşkesin ikinci aşamasına geçişi kolaylaştırmak amacıyla silah bırakmayı ve kontrolü bir Filistin komitesine devretmeyi kabul ettiği ileri sürüldü.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Kızıldeniz'de güvenliği sağlamak amacıyla kurulması planlanan çok uluslu deniz savunma koalisyonuna Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 14 ülkenin destek verdiğini duyurdu.

ABD'li Senatör John Fetterman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmeye şort ve kapüşonlu sweatshirt ile katıldı. Diplomatik nezaket kurallarını zorlayan bu tercih, başkent Washington'da geniş yankı buldu.

Avrupa genelinde iklim değişikliğiyle artan orman yangınlarını önlemek için geleneksel bir yöntem yeniden keşfediliyor. Keçi ve koyun sürüleri, orman tabanındaki yanıcı kuru otları temizleyerek yangınların büyümesini engellemek için stratejik bir araç olarak kullanılıyor.