
Hamas'tan Gazze Ateşkes Sürecine İlişkin Açıklama: Taahhütler Vurgusu
Hamas, ABD Başkanı Trump'ın Gazze'de anlaşmaya varıldığı yönündeki açıklamalarına yanıt vererek, sürecin İsrail'in taahhütlerini yerine getirmesine bağlı olduğunu belirtti.

İran ve ABD arasındaki gerilim yedinci gününde tırmanırken, Ayetullah Hamaney ABD'nin anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmediğini vurgulayarak Trump dönemine ait imzaları tanımadıklarını açıkladı.
ABD ile İran arasındaki askeri ve siyasi gerilim, yedinci gününe girerken hem sahada hem de diplomatik arenada şiddetini artırıyor. Bölge genelinde karşılıklı saldırıların sivil ve askeri yapıları hedef aldığına dair haberler gelirken, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’den dikkat çekici bir açıklama geldi. Hamaney, ABD yönetiminin geçmişte yapılan anlaşmaların şartlarını defalarca ihlal ettiğini belirterek, Donald Trump döneminde atılan imzaların İran nezdinde hiçbir bağlayıcılığının olmadığını ifade etti.
Hamaney’in açıklamaları, iki ülke arasındaki güven bunalımının ne kadar derinleştiğini gözler önüne seriyor. İran tarafı, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesini ve ardından uygulanan ağır yaptırımları, uluslararası hukukun hiçe sayılması olarak nitelendiriyor. Washington ise Tahran'ın bölgedeki faaliyetlerinin anlaşma ruhuna aykırı olduğunu savunarak baskı politikasını sürdürüyor. Bu karşılıklı suçlamalar, diplomatik çözüm kanallarının neredeyse tamamen kapandığı bir ortam yaratıyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik, tarafların geri adım atmayacağını gösteren en somut işaretlerden biri. Karşılıklı saldırıların artmasıyla birlikte, Ortadoğu genelindeki enerji hatları, askeri üsler ve deniz ticaret yolları üzerinde büyük bir belirsizlik hakim. Uluslararası gözlemciler, çatışmaların lokal kalması için çağrıda bulunsa da, sahadaki komutanların hamleleri durumun her an geniş çaplı bir bölgesel krize dönüşebileceği endişesini doğuruyor.
İran-ABD ilişkileri, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan (JCPOA) bu yana oldukça dalgalı bir seyir izledi. Trump yönetimi 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekildiğinde, bu adım İran ekonomisi üzerinde yıkıcı etkiler yaratmıştı. Tahran yönetimi, o günden bu yana 'direniş ekonomisi' ve bölgesel nüfuzunu koruma stratejisiyle hareket ediyor. Mevcut gerilim, geçmişteki bu kırılmaların bir sonucu olarak, iki ülkenin birbirine olan güvensizliğini en üst seviyeye taşıdı.
Bu gerilimin dünya ekonomisi ve jeopolitiği üzerindeki etkileri şimdiden hissedilmeye başlandı. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel piyasalardaki tedirginlik, krizin ne kadar uzun süreceğine dair endişeleri artırıyor. Eğer taraflar arasında acil bir arabuluculuk süreci başlamazsa, bölgedeki istikrarsızlığın sadece iki ülkeyi değil, tüm dünya ticaretini olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz görünüyor. Gelecek haftalarda, uluslararası toplumun bu krize karşı takınacağı tavır, yeni bir çatışma döneminin mi yoksa geçici bir gerilimin mi yaşanacağını belirleyecek.
Özetle, İran ve ABD arasındaki ilişkiler tarihsel olarak en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Hamaney'in Trump'ın imzasına yönelik çıkışı, Tahran'ın ABD ile yapılacak yeni bir müzakere masasına karşı ne kadar mesafeli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bölge halkları ve uluslararası toplum, diplomasiye dönülmesini beklerken, sahadaki gelişmeler endişe verici bir şekilde tırmanmaya devam ediyor.
Yükleniyor...

Hamas, ABD Başkanı Trump'ın Gazze'de anlaşmaya varıldığı yönündeki açıklamalarına yanıt vererek, sürecin İsrail'in taahhütlerini yerine getirmesine bağlı olduğunu belirtti.

Hamas'ın, Gazze'deki ateşkesin ikinci aşamasına geçişi kolaylaştırmak amacıyla silah bırakmayı ve kontrolü bir Filistin komitesine devretmeyi kabul ettiği ileri sürüldü.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Kızıldeniz'de güvenliği sağlamak amacıyla kurulması planlanan çok uluslu deniz savunma koalisyonuna Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 14 ülkenin destek verdiğini duyurdu.

ABD'li Senatör John Fetterman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmeye şort ve kapüşonlu sweatshirt ile katıldı. Diplomatik nezaket kurallarını zorlayan bu tercih, başkent Washington'da geniş yankı buldu.